Doğa Her Adımda Bizimle: Doğu Karadeniz Turu

Karadeniz Bölgesi’ni tek kelimeyle açıklasak kesinlikle bu kelime “yeşil” olurdu. İki kelimelik bir açıklama ise “mavi-yeşil.” Kelimelerce açıklamaya kalksak doğanın tüm sihirli sözcüklerini fısıldayabilirdik. Doğu Karedeniz turu, ilk fırsatta mutlaka yapılması gereken şeylerden. Kendinizi ödüllendirme biçimi de diyebiliriz.

 

Araba ile Doğu Karadeniz turuna Trabzon Havalimanı‘ndan başlıyoruz. Kültürü, lezzetleri ve en önemlisi doğasıyla heyecanlandıran bu şehirden bir araç kiralamak, ilk adımımız oluyor. Garenta Trabzon Havalimanı Şubesi size bu konuda yardımcı oluyor. Aracınız hazır, siz heyecanlısınız ve doğu Karadeniz çok güzel! O halde başlıyoruz…

 

Önce Tarih Ziyafeti

 

ataturkun-kosku

 

Trabzon gezisine eğer havalimanından başladıysanız kesinlikle uğramanız gereken ilk nokta Ayasofya Müzesi. Trabzon Havalimanı’ndan Ayasofya’ya gitmek çok kolay. İki nokta arasında yaklaşık 9 kilometre bulunuyor. Doğa turuna çıkmadan önce bu müzeye mutlaka uğramalısınız. Ondan sonraki durağınız kesinlikle Atatürk Köşkü olmalı. Ayasofya’dan Atatürk Köşkü’ne gitmek için Vatan Caddesi üzerinden 4 kilometre kadar gitmeniz gerekiyor. Müzede 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıla ait mobilyalar, porselenler, halılar ile Atatürk’e ait tablolardan oluşan etnografik nitelikli 344 adet eser sergileniyor. Köşkün kendisi ve bahçesi de hatırı sayılır güzellikte.

 

Balık Değil Sütlaç İçin: Hamsiköy

 

firin-sutlac

 

Trabzon her köşesiyle gezilecek bir şehir. Yani Trabzon’da gezilmesi gereken yerler çok fazla. Bunun için hangi rotayı seçeceğinize karar veremeyebilirsiniz. Biz ilk olarak Hamsiköy’ün muhteşem sütlacını yemenizi ve Doğu Karadeniz doğasına burada “Merhaba” demenizi öneriyoruz. Maçka’da bulunan Hamsiköy, sütlacı ve muhteşem doğasıyla meşhur.  Trabzon-Gümüşhane Yolu E-97 üzerinden Maçka merkeze varın. Maçka merkeze vardığınızdan aynı güzergâhtan devam edin. 15 kilometre sonra sola saptığınızda Hamsiköy ayrımını görebilirsiniz. Hamsiköy yolu oldukça virajlı bir yol fakat kesinlikle bakımsız değil. Siz yine de yavaş yavaş gitmeyi tercih edin ve manzaranın tadını çıkarın. Burada otlayan Karadeniz ineklerinin bol yağlı sütünden yapılan sütlaçlar harika. Buranın en meşhur sütlaç yapan kişisi ise Osman Usta.

 

Sümela Manastırı

 

sumela

 

Bir Karadeniz turunda Sümela Manastırı’nı ziyaret etmemek büyük kayıp. Sadece manastırın içi değil, çevresi de muazzam. O yüzden bir sonraki durağınız Sümela Manastırı olmalı. Hamsiköy-Sümela Manastırı arası 40 kilometre. En az Hamsiköy yolu kadar virajlı bir yol sizi bekliyor. “Sümela Manastırı’na nasıl gidilir?” sorusuna bir çırpıda cevap veremeyeceğiz bu yüzden. Trabzon-Gümüşhane yolu üzerinden Ardıçlıyayla Köyü Yolu ve sonrasında Maçka Yolu rotasını izleyin. Maçka’ya vardığınızda sizi konforlu asfalt yol karşılayacak. 16 km uzaklıktaki Altındere Köyü’nden sonra viraj ve tepeler yine sizi bekliyor. Seyir keyfi harika olan bu yolda dikkatli olmanızda yarar var. Bir sonraki gün durağımız Uzungöl olacak. Bu yüzden konaklama için Sümela Manastırı çevresi yerine Maçka ya da Trabzon Merkez’i tercih etmenizi öneriyoruz. Bugünkü rotamız iş şu şekildeydi.

 

Demek Meşhur Uzungöl Sensin…

 

uzungol-caykara

 

İkinci günün ilk durağı Uzungöl. Sabahın erken saatlerinde muhteşem doğa eşliğinde bir Karadeniz kahvaltısı için Uzungöl en doğru adres. Gölün kenarında toplanan dağlar, muhteşem Karadeniz havası ve kültürüyle Doğu Karadeniz turunun en anlamlı noktalarından biri burası. Trabzon merkezden Uzungöl’e gitmek için Rize yönüne doğru gidiyorsunuz ve Karadeniz sahil otobanına ulaşıyorsunuz. Yolu takip ettiğinizde Yomra, Sürmene ve Of yönünden Çaykara’ya varmanız gerekiyor. 95 kilometre uzunluğundaki yol yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyor. Uzungöl’e ulaşım oldukça kolay. Uzungöl’e varmadan önce son iki viraj hariç yol oldukça rahat. Yolun sonunda sizi muhteşem bir güzellik bekliyor. İşte Uzungöl ve muhteşem doğası. Uzungöl’e varana kadar da sizi muhteşem balık restoranları ve çay bahçeleri karşılayacak. Eğer Uzungöl’de yemek yemek gibi bir planınız yoksa bu muhteşem yol üstü mekanları tavsiye ederiz. Fakat Uzungöl’e vardığınızda kuymaklı, mısır ekmekli, taze çaylı kahvaltıların ve muhteşem pide sofralarının olduğunu unutmayın.

 

Uzungöl’de bir gün geçirerek dinlenmek isteyenler olabilir. Uzungöl’de konaklama çok çeşitli. Birçok otel ve pansiyon bulunuyor. Göl ya da yayla manzaralı ahşap Uzungöl evleri, bir geceyi orada geçirmeye kesinlikle değer. Ertesi gün ilk durağınız Rize olmalı. Çünkü sizi orada Ayder Yaylası bekliyor. Tabii Ayder Yaylası’na varmadan önce uğrayacağınız duraklar var.

 

Fırtına Deresi

 

camlihemsin-firtina-deresi

 

Rize’de ilk durağımız Çamlıhemşin. Kaçkar Dağlarının asi nehri Fırtına Deresi burada sizi bekliyor. E-70 karayolu üzerinden varacağınız Fırtına Vadisi için 152 kilometre yol gitmeniz gerekiyor. Rize merkezden Ardeşen’e, oradan Ardeşen-Çamlıhemşin yoluna sapıyorsunuz. Yol düşündüğünüzden daha rahat. Virajların varlığını yok sayamayız fakat yol gayet bakımlı. Fırtına Deresi’ne ulaştığınızda sizi gürül gürül bir nehir, raftingciler ve muhteşem alabalık restoranları bekliyor. Uzungöl’ün sakinliğinden sonra Fırtına Deresi’nin adrenali sizi heyecanlandırabilir.

 

Zilkale

 

zil-kale-rize

 

Zilkale-Fırtına Deresi arası 15 kilometre. Yol boyunca size Fırtına Deresi ve nehrin üzerinde bulunan tarihi taş köprüler eşlik ediyor. Zilkale’yi bulmak için Fırtına Deresi’ni takip etmeniz yeterli. Bizans döneminde gözetleme kulesi olarak kullanılan ve tarihi çok eskilere dayanan Zilkale, hikayesi, mimarisi ve çevresindeki doğa ile her seyahatçiyi kendine hayran bırakacak kadar özel. Denizden 750 metre, hemen altında akmakta olan Fırtına Deresi’nden ise 100 metre yükseklikte, sarp bir kaya üzerinde yer alan ve 14. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen bu muhteşem kaleden ayrıldıktan sonra sırada Ayder Yaylası var!

 

Ayder Yaylası

 

ayder

 

Halil Şişman Caddesi üzerinden yapacağınız 15 kilometre yolculuk sonrası sağa dönerek Ayder Yaylası yoluna sapmanız gerekiyor. Yol yaklaşık 50 dakika sürecek. Tam 29 kilometre uzunluğunda olan bu yol, oldukça keyifli fakat siz yine de dikkatli olmalısınız. İnişli-çıkışlı ve viraj dolu yollar sizi bekliyor olacak. Uçsuz bucaksız yayla manzarasını görür görmez Ayder’de olduğunuzu anlayacaksınız.  Palakçur, Kavron, Pokut ve Sal yaylalarıyla birlikte, dünyada eşi benzeri olmayan Gelin Tülü Şelalesi de görmeye değer. Eğer Doğu Karadeniz gezisine burada son vermediyseniz yolunuz uzun. Tabii Ayder’in keyfini çıkarmak ve dinlenmek için Ayder Yaylası konaklama seçeneklerinin zengin olduğunu da bilmelisiniz.

 

Bonus: Artvin Şelale ve Yayla Turu

 

ayder-karagol

 

Ve artık hedef Artvin’in muhteşem doğası. Artvin başlı başına bir Doğu Karadeniz turu sayılabilir. Gelmişken Artvin’e uğramamak olmaz diyenlerin Karagöl’e uğraması yönünde ısrar ediyoruz. E-70 ve Hopa Artvin Yolu/D010/D950 yollarını takip ederek 140 kilometrelik yolu 2 buçuk saatte aşabilirsiniz. Kusursuz bir Doğu Karadeniz turu gerçekleştirmek için bu yolculuğun gerekliliğine emin olabilirsiniz. Artvin’in merkezi noktalarında yollar gayet rahat fakat yayla yolları oldukça virajlı. Bölgede heyelan vakaları da çok fazla oluyor. Bu nedenle bir viraj sonrası karşınıza bir kaya çıkabilir. Bu tür yollarda her zaman yavaş gitmeye dikkat edin.

  • Mençuna Şelalesi,
  • Maçahel,
  • Cehennem Deresi Kanyonu,
  • Ardanuç da Artvin’de görülmesi gereken diğer yerlerden.